07 Eylül 2016

Yaşama Açılan Bir Penceredir Kitap

Blog yazmaya ne zaman basladim, ne kadar zaman oldu artik unuttum.
Bazen tembellik yapiyorum, bazi zamanlar onu da, bunu da, ay sunu da yazayim diyerek suyunu ckartiyorum falan ama en cok severek yaptigim sey blog yazmak oluyor. 

Cunku blogum sayesinde ummadigim kadar cok guzel insan tanidim ve hala da tanimaya devam ediyorum. 
Gectigimiz hafta sonu blogum sayesinde yillar oncesinden tanidigim Yasemin'in davetiyle Safagin Dunyasi ve Elmas Piriltilari blogunun sahipleri ile birlikte organize ettikleri "Yaşama Açılan Bir Penceredir Kitap" etkinligine katildim.

Tanidigim yuzler haricinde hic tanimadigim kisilerle de tanistim. Ortak nokta kitap olunca tahmin edersiniz ki birbirimize isinmamiz da isik hizinda oldu.

Ama en cok da Nuran ile kaynatmisiz sanki :)

Sevgili organizatorlerimiz, Konak Otel'in ev sahipliginde sahane bir toplanti duzeni hazirlamislar bizim icin. Her sey cok guzeldi gercekten.

Benim icin gunun en buyuk surprizi Sola Yayinlari'nin da bize katilmasi oldu. Isimlerini ilk kez duymama ragmen Genel Yayin Yonetmenleri Umut Kisa'nin konusmalari ve edebiyat dunyasina bakisi sayesinde sıkı takipcileri olacagima kendilerine de soz verdim, buradan da belirtmekte bir sakinca gormuyorum.
Simdiden Sola Yayinlarindan Ahuna, Intiharsizlik,Gunah Kadina Yarasir kitaplarini bir kenara yazdim, yakin zamanda satin alip okuyacagim.
Sola Yayinlari yazarlarindan Achilles Valentin de bize katildi ve Uyumsuz Bir Zihnin Not Defteri kitabini bizim icin imzaladi.

Kitapseverlerin vazgecilmezi 'kahve' konusunu da atlamamislar ki Kuyulu Kahve de etkinligimize sponsor olmus. Henuz deneyememis olsam da her tadan farki fark edecegimi soyluyor.


Lafi cok uzatmak istemiyorum. Bana hediye edilen tum kitaplari tek tek Youtube'daki videomda anlattim. Asagidaki videodan izleyebilirsiniz.


Beni bu etkinlige davet ettikleri icin Yasemin, Safak ve Elmas'a cok cok tesekkur ediyorum.


Katilimcilarin bloglarini da ekleyeyim ki onlari da inceleyebilin.


Umarim kitap etkinliklerinin devami ve alternatifleri cogalir da biz de boyle eve kucak dolusu kitapla doneriz. Imza ; Bencil bloggeriniz :))

13 Ağustos 2016

Bir Kavusma Hikayesi ve Bol Kitapli Sohbet :)

Aslina bakarsaniz cok uzun zamandir blogunu severek okuyorum , bircogunuzun blogunu bayilarak takip ettigim gibi. Ama Youtube da kitap yorumlamaya basladigindan beri daha bir icim isindi. Her videosunu sanki sohbet edermissine kahvemi alip izlemeye basliyorum.

Youtube'un Blogger'dan farki ve en iyi yani bu. Burada yazdiklarimiz ve resimlerimiz kadariz ama orada sesimiz, mimiklerimiz, gozlerimizdeki duygular ile kendimizi ifade edebiliyoruz. Bu da sevdiginiz birini sanki gercekten taniyormus gibi hissetmenizi sagliyor.

Lafi cok uzattim!
Beni Instagram ya da Snapchatten takip edenleriniz varsa konuyu nereye baglayacagimi coktannn anladi zaten.

Evet, Ayşım'dan bahsedecegim.
Hani su yillarin MoonlightCat13 blogunun guzel sahibinden.
Youtube videolarinda surekli Nejat Isler'in Gumusluk'teki "Tezgah' adli -bir nevi- sahafindan yaptigi alisverislerinden bahsetmesi uzerine hazir ben de Bodrum'dayken beni de Tezgah'a goturur mu , bir kahve icmek ister mi diye sordum.
Aslinda 'Tezgah'' i bahane ettim :))  Amac Ayşım'a sarılabılmek!

Cok sosyal biri sayilmam. Burada, Instagram'da, Youtube'da car car ottugume bakmayin arkadas sayim iki elimin parmagini gecmez. Bazi insanlari ise uzaktan severim. Cok severim. Garip bir his bu, tanimadigin birine sarilma istegi, yan yana geldiginde mutlu olacagini bilme ic gudusu.

Aysim ile de oyle bir bag kurdum daha tanimadan ve yanilmadim da.

Sag olsun beni kirmadi. Gumusluk'te bulusmak uzere sozlestik. Maalesef Tezgah o gunluk kapaliydi ama biz cok guzel sohbet ettik. Esi ile birlikte bizi oyle guzel agirladilar ki buradan da tesekkur edeyim yeri gelmisken.
Hatta sahsim adina soyleyebilirim ki disimin kavuguna bile yetmedi bu gorusme. Bundan sonra da her Bodrum ziyaretimde kendisine rahat vermeyecegimin garantisini simdiden verebilirim.


Bu arada beyler de bizimleydi. Sizinkiler de kitap sohbeti baslayinca homurdaniyorlar mi? Neyse ki iyi anlastilar :))

Tezgah kapali olunca biraz moraller bozuldu tabii. Iki kitap kurduyuz, bir araya gelmisiz, kitapci gezmeden olmaz dedik ve Aysim'in onerisi ile Turgutreis'de bir kitapciya gittik.

Burasi eskiden daha buyuk bir yermis ama -sanirim- belediye artik bu minik kulubeyi uygun gormus.
Adini 'Diren Kitapci' koymuslar. Bildigin Ispark kulubeleri kadar bir yer.
Ama ici kitap dolu , cennet gibi!

Bir kitap dostu ile kitapcida gezmenin tadi ayri. Birbirimizin kitaplarini kiskandik, onerilerde bulunduk, yazarlari cekistirdik derken bizi resmen kaziyarak cikarttilar buradan.

Ama haksiz miyiz?


Turgutreis'e yolunuz duserse kesinlikle ugramadan gecmeyin. Sahibi de cok sevimli biriydi.
Ben 3 kitap ile ciktim. Aysim da aldiklarini burada yazmis.


Yani demem o ki; iyi ki bulusalim mi demisim, iyi ki bloglar var, iyi ki guzel insanlarla dolu etrafimiz...

Aysım'in blogu 
Aysim'in Youtube hesabi 

12 Ağustos 2016

24 Saatlik Seruven

Dun gece yine bu saatlerde zayiflamaya karar verdim.
Yarin dedim o uye oldugum salona dedim donusum dedim muhtesem olacak dedim.

Bugun spor cantami hazirladim. Her zaman unuttugum taragimi, hicbir zaman surmedigim vucut kremimi bile yanima aldim salona kostum, - mecaz yapmiyorum spor salonuna-

Turnikeler var boyle sifre giriyorsun sonra parmak izi hepsi eslesirse sana zayif bir hayatin kapisi aciliyor falan.
Sifre calismadi.
Dedim kardes benim sifre neden acaba calismiyor.
Isim sordu, bakti, bir yerleri aradi.
Dedi
Uyeliginiz iptal edilmis
Tovbe yarabbim! Neden dedim, spor yapma seklimi mi begenmediniz?
Kredi kartim 2 aydir hata veriyormus, para cekememisler. Aramaya tenezzul etmediklerinden kart degisikligini de ogrenememisler ve iptal etmisler.
Onceki donemlerde odedigim 175 tl yi de 225 tl yapmislar.
Sanirim bana ceza vermek istediler.
Calismalarinda basarilar diliyerek ayrildim..

Ama geceden kararliyim malum.
Dedim su benim can arkadasimin ozel bir kocu vardi kizi iki ayda ikiye boldu yarisini cope atti. Ben o paraya Emre Hoca ile ozel calisirim.
Azme gel!
Eve dondum, is guc derken az once Instagrama gireyim dedim ki bir de ne goreyim, bizim Emre hoca bu aksam evlenmemis mi?
Damatlikli fotograflarini instagrama atmamis mi!

Simde ben adama " Sey hocam sizi de tam dugun dernek, balayi derken rahatsiz ediyorum ama benim verilecek 8-10 kilo vardi hani. Suna bi el atsak ya" diyemeyecegime gore an itibariyle bu yaziyi yazarken kazanla kahve yaninda Nestle'nin bir baton cikolatasini mideye indirmekle mesgulum.

Nestle'nin Ozel Seri 1927 Ekstra Sutlu diye bi cikolatasi var, yediniz mi hic? Offf efsane :S

24 saatin sonuna geldigimize gore Nestle bu reklam karsiliginda  3yillik spor salonu uyeligi vermedigi surece zayiflamaktan -yine- vazgectigimi belirtmek isterim.

Saygilarimla,
Damla CERRAH

Ay Yagmurlari \ Kadir Aydemir

Oyku okuyamayan bir insanim.
Her okudugumda bir seyler eksik kaliyor hissine kapiliyorum. Sanki yazar daha cok sey anlatmaya calisiyor ama zamani ya da murekkebi yetmemis gibi.
Biliyorum cok sacma.
Ben de kaleminden emin oldugum yazarlar ile bu beceriksizligimin uzerine gidiyorum.

Kadir Aydemir' de bu yazarlardan biri. Yuz yuze de tanismis olmanin verdigi ictenlikle az da olsa hayati ve kisiligi ile ilgili bilgi sahibi oldugum birinin oykulerini cok daha rahat okuyabildigimi anladim.

Instagram'da da paylastigim gibi
'Ama bir şeyden eminim ki Kadir Aydemir öykü okumayı bana sevdiren çooook nadir yazarlardan.'  


Kadir Aydemir ile Tuyap Kitap Fuarinda ilk tanistigimizda Sonsuz Unutus kitabinin kendisi icin cok degerli ve yarali oldugundan bahsetmis, ilk defa bir oyku kitabini hem severek hem etkilenerek okumama sebep olmustu.

Gectigimiz aylarda duzenlenen Haydarpasa Kitap Gunlerinde Yitik Ulke standina kosarak aldigim Ay Yagmurlari' da beni sasirtmadi.


Yazarin satirlarini okurken tuhaf bir huzun doluyor icinize, ne yazarsa yazsin. Onun bu satirlari yazarken burundugu depresiflik size bulasiyor ve hatta bogaziniza yapisiyor, rahatsiz ediyor. Ben de bunu seviyorum.

Kitap uc ana bolumden olusuyor; Anisiz, Ruzgarin Goturdukleri ve Kisa Olumler.
Kisa Olumler mini siirlerden olusan bir bolum.
Anisiz kismindaki oykuler beni daha cok etkiledi. Cok satirin altini cizdim. Cok satiri okurken baska seyler aklima geldi kitaba notlar yazdim.

Hayatimda okurken bunca hirpaladigim bir kitap olmadi. Iyi mi kotu mu buna da siz karar verin.
Ve daha once Kadir Aydemir okumadiysaniz kendinize bir sans verin, o siirsi halin icine kendinizi bir an evvel birakin...

Bu arada uzun zamandir gordugum en guzel kapak tasarimi bu olabilir! 




17 Haziran 2016

Osmanlı Cadısı \ Barıs Mustecaplıoglu

Osmanli Cadisi, gerek ismiyle gerekse arka kapak yazisiyla bana adeta ' gel beni oku!' diye haykiriyordu.
Kirmadim.
Iyi ki de kirmamisim.

Kitabin konusuna gecmeden once yazarimiz Baris Mustecaplioglu'ndan bahsetmek istiyorum.
Baris Mustecaplioglu, ismini duydugum ama nedense kulak arkasi ettigim yazarlardandi ki buyuk bir pismanlik icerisindeyim su an.
Osmanli Cadisi'ni okuduktan sonra hakkinda biraz arastirma yaptim ve ilk romaninin fantastik bir seri olan Perg Efsaneleri serisinin ilk kitabi olan Korkak ve Canavar oldugunu ogrendim. Bu serinin hala biraz benim ilgim disinda oldugunu dusunsem de Şakird ve Kardes Kani romanlarini da yakin zamanda okumak icin not aldim. (Yazar ile ilgili eksi sozluk de ilginc bir entry okudum ve merakim 6536377 kat artti :) )

Osmanli Cadisi, hayatim boyunca okudugum romanlar arasinda en ilginc kurgu ve karakterlere sahipler listesinde yerini sabitledi. Hikaye iki zamanli olarak anlatiliyor ve bu olaya cok daha zevkli ve heyecanli bir tat katmis.

Soyle ki;

Hikayemiz Osmanli doneminde bir savas gemisi olan Sahmeran'da basliyor. Sahmeran'in kaptani, savas becerisi ile dunyaya nam salmis Haymanali Suleyman Pasa'nin esir aldigi efsunlu bir guzel ve bu kadinla arasindaki kendince kutsal bir iliskiyi okuyoruz.
Suleyman pasanin hakkinda pek de bir sey bilmedigi ve Ayse adini verdigi bu kadinin ardinda buyuk gizemler saklanan Osmanli Cadisi'ndan baska kimse olmadigini ilk sayfalarda anliyorsunuz ki yazar da bunu okuyucuya yem olarak onden hissettirmis bence.
Suleyman Pasa ve Ayse'nin arasinda gecenleri ve onlerine cikan engeller ve felaketleri okurken yer yer iciniz sizliyor lakin en cok da heyecan ile sayfalari cevirmekten kendinizi alamiyorsunuz.
Basta da soyledigim gibi romanin gectigi ikinci zaman benim cok daha fazla ilgimi ceken gelecek bir zamanda Istanbul'da geciyor.
Bu oyle bir Istanbul ki basta okuduklariniz size absurd gelse de uzerine biraz dusundugunuzde bu gelismelerin cok da uzak olmadigini farkediyor ve rahatsizlik hissediyorsunuz.
Yazarin diline ve kurgu gucune de bu ikinci zamanda hayran kaldigimi da eklemek istiyorum.
Gelecegin Istanbul'unda ucan arabalar, yuzlerce katli plazalar, inanilmaz gelismis bir teknoloji, zengin ve fakirin arasindaki ucurum ve yozlasmayi oyle bir yazmis ki ciddi rahatsizlik duyarak okudum.
Mesela evinizin de icinde bulundugu  bir plaza dusunun ki otoparkinizdan parkiniza bahcenize  hastaneniz ya da bankaniza  alisveris merkezlerine  ve hatta tum dostlarinizin evlerine  sadece asansorle ulasabileceginiz bir yasam alani. Disariya cikma ihtiyacinizin olmadigi, o plazada dogup o plazada oldugunuz ve bunun normal bir hayatin yasam standardi oldugu bir dunya!

Sizin de gozunuz korkmadi mi?
Cok da imkansiz da gelmedi degil mi?

Ikinci zamanda ozel dedektifimiz Kemal'in macerasini boyle bir kurguda heyecan ile okuyoruz.  Kemal,  amansiz bir hastaligi yuzunden bir suredir kendini eve kapatmisken ummadigi bir teklif ile dedektiflige geri doner yalniz bu beklediginden cok daha tehlikeli bir macera olacaktir.

Ben kitap boyunca bu iki zamani nerede birlestirecek, altindan ne cikacak diye turlu fikirlerle okudumsa da sondaki surprizi tutturamadim. Beni oldukca sasirtip gercekten tatmin etti diyebilirim.

Osmanli Cadisi, kesinlikle tavsiye edecegim bir kitap. Hatta sevdiklerime tavsiye ile kalmayip okumalari icin baski kurabilecegim turden.
Oyle detaylar ve gondermeler  var ki daha fazla yazarak surprizleri bozmak istemedim. Ama videomda kitapta beni etkileyen  bazi bolumleri okumaya calistim. Izlemek isterseniz buraya ya da resme tiklayabilirsiniz.



13 Haziran 2016

Dikkat! Asiri Ucuk Hayal ve Depresyon Icerir

Dun geceden beri Karavan kiralama firmalarini arastiriyorum.
Hatta satilik karavanlara bakiyorum.
'Arabayi, motoru satsak alabilir miyiz ki?, Ne kadara mal olur? ' hesaplamalari yapiyorum.
Karavanla seyahat etmis insanlarin deneyimlerini okuyorum.
Youtube'da videolarini arastiriyorum.
En guzel rotalari inceliyor, 'suraya da ugramazsak olmaz' diye hayaller kuruyorum.
Memo'ya karavanin nasil guzel bir secenek oldugunu, ozgurluk hissini asilamaya calisiyorum.
Evi satip karavanda yasasak mi gibi ucuk hayallerimi anlatiyorum ki sadece tatil yapma fikrine daha sicak bakabilsin. ( Evet, kotuyum)

Hepsi su Zapp Ailesi yuzunden. 16 yil once 1928 model bir arabayla birkac ayligina Arjantinden yola cikmis ve bir daha geri donme ihtiyaci duymamis bu aile yuzunden.
Uzerine 4 cocuk yapip hepsini farkli ulkelerde dogurmus ve o arabada yasamaya devam ederek dunyayi gezmeye devam etmisler, ediyorlar.

Hikayeleri beni derin bir depresyona soktu.
Ne icin yasiyorum ben? diye sorguluyorum dunden beri. 

Sizi de depresyona soksun, hayatinizi sorgulatsin diye burada da paylasmak istedim.


25 Nisan 2016

Kitap Yorumu ~ Mucize \ R.J. PALACIO

Ciktigi ilk gunden beri gerek kapaginin dehset guzel rengi gerekse fiyatinin ucuklugu ve herkesin bu kitaptan bahsetmesi ile merakimin tavan yaptigi Mucize'yi gectigimiz ay CNR Kitap Fuarindan almistim.

Sevgili Pinar Bahar Okuma Senligine  ' kapaginin mavi oldugu bir kitap ' kivaminda bir kategori koyunca pek tabii okumak sart oldu.  Pinar , Baldan Beri kanalinin sahiplerinden Kubra ve Instagramda asiyeergur06 ile birlikte okuduk. Henuz aramizda tartisamamis olsak da ben yorumumu daha fazla geciktirmek istemedim. 
Damla Şahin (@damlacerrah) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bu kitabin yorumunu Pinar surada videosunda yayinladi. Ben de video cektim, bu yazinin altinda bulabileceksiniz fakat biliyorumki video izlemeyi sevmeyenleriniz var , bunun icin de kitaplar hakkinda her seyi artik  hem blogumda yazi olarak hem de Youtube kanalimda video olarak bulabileceksiniz. 
Secin, begenin, izleyin ya da okuyun! Daha ben ne yapayim ki hizmette sinir yok :)))



Konuyu cok dagittigimin farkindayim, hemen kitap yorumuma geciyorum. 

Mucize'yi buyuk beklentilerle okumaya basladim. Cunku okuduguna sahit oldugum herkes kitabin sonunda gozyaslarini tutamadigindan bahsetmişti.

Kitap, 10 yasinda August adinda bir cocugun hikayesini baslarda kendi agzindan sonrasinda ise cevresindeki arkadaslari ve yakinlarinin agzindan bize anlatiyor. 
August yuzunde buyuk anomalilerle dogmus, gorunusu etrafindaki herkesin dikkatini ceken ve hatta rahatsizlik verecek derecede tepkilere maruz kalmasina sebep olan yuregi tertemiz bir cocuk. 

Kucuklugunden beri bu tepkilere o kadar alismis ki bir yere kadar tolere edebildigi bu cigliklar, tuhaf bakislar vs. bir gun evde egitim hayatinin bitmesi ve okula gitmek zorunda kalmasiyla hayatini cok daha fazla etkilemeye basliyor. 

Okuldaki arkadaslarinin acimasizligi, kurmakta zorlandigi diyaloglar, sosyallesmekte yasadigi sikintilar bir yana saglik problemlerinin ilerlemesi ve ailesinde yasadigi sikintilar August'u ciddi sekilde yaraliyor. 

Kitabin ortalarina kadar bu mutsuzluklari okurken an geliyor bazi kirilmalar yasaniyor ve August'un aslinda etrafindaki insanlara verilmis bir mucize oldugunu siz de derinden hissediyorsunuz. 

Kitap, o kadar basit bir dille yazilmiski okurken sizi asla yormuyor, sıkmıyor. Omrunuz boyunca unutmayacaginiz sicak bir hikaye okuyorsunuz. Hani su yabanci aile filmleri tadinda. 

AMA; kitap 336 sayfa. Puntolar kocaman, satir aralari genis ve bolum bitisleri-baslangiclari arasinda ciddi bosluklar var ve Pegasus yayinlari istese bu kitabi 100-150 sayfada bitirebilirmis. Peki neden bitirmemis? Bana sorarsaniz kimse 100-150 sayfa bir kitaba 32.50 tl gibi bir fiyat vermezmis de ondan.  N'oluyoruz anlamiyorum, 32,50 tl ye kitap mi olur? Dun Is Bankasi klasiklerinden Budala ve Karamazov Kardesleri aldim 28-26 tl falandi ki sanirim 700-800 sayfaya yakinlar. 

Demem o ki; kitabi internetten, sahaflardan, arkadaslarinizdan edinin ve kesinlikle okuyun. 10 yasindan 100 yasina kadar olan herkese uygun, kolay okunabilen, edebi yonden bos ama sicak bir hikaye icin dogru tercih olacaktir. 

Dipnot: Ben sonunda aglamadim ama tuylerde bir urperme olmadi da degil hani... 




Special design for Keşke Gerçek Olsa by GeCe